Mutlak Başkalıkta Yıldız Kapıları ve Mesajlar

Yılın ilk yazısıyla sizlerin karşısında olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu yazımda sizlerle yeni albümleriyle 2024 yılı metal dünyasına damgasını vuran Blood Incantation grubunu ve Absolute Elsewhere albümünü inceleyeceğiz. 2011 yılında Colorado'da  oluşturulmuş bu projede müzisyenlerimiz kozmik temalara, varoluş felsefesine ve mitolojik ögelere sıkça yer vererek bizlere bilincimizin karmaşıklığından, ilginç teorilerden ve kozmosun derinliklerinden bahsediyor. Grup 2013 yılında kendi adlarıyla çıkardıkları demonun ardından 2015'te Interdimensional Extinction EP kayıtlarıyla uzay boşluğunun ağır ve soğuk atmosferini bizlere hissettiriyor.

 


Hypocrisy, Demilich, Morbid Angel gibi eski usül kozmik temalı death metal gruplarından sancağını alarak (bana göre) türünü daha egzotik bir yelpazede işlemeyi başaran bu grup 2016'da Starspawn albümüyle kariyerine devam ediyor. Albümlerinde dikkat çeken noktalardan birisi de bazı parçaların metal müzikten ziyade bize sunduğu kozmik ambiyans içerikleri diyebilirim. Starspawn albümü üzerinden örnek verecek olursak eğer albüm içerindeki agresif ve ağır parçaların arasına sıkıştırılmış olan Meticulous Soul Devourment parçasını örnek verebilirim.

Hidden History of the Human Race albümleriyle büyük bir kitle toplamayı başaran grup bu sene de bombasını Absolute Elsewhere albümüyle patlattı diyebiliriz. Birçok müzik eleştirmeni ve koleksiyoneri tarafından övgülere boğulan albümde The Stargate ve The Message parçaları üçerli "tabletler" halinde paylaşılmış.

 


The Stargate [Tablet I] sert girişiyle, deneysel ritimleriyle ve özellikle solo gitarlarında kullandıkları Pink Floyd'u andıran atmosferik soundlarıyla dinleyicilerin büyük ilgisini çekti.  Ardından The Stargate [Tablet II] ise Tangerine Dream grubu ile beraber tek bir kelimeye ihtiyaç duymadan bizleri boyutlararası bir gezintiye çıkarıyor. The Stargate [Tablet III] tabletinde bu seyehatin bedellerinden, sonuçlarından ve zamanın bükülüşünden sert bir tempoda ve karanlık bir temada bahsetmekte.


The Message ise albümün insanın varoluşunu, uzay boşluğundaki yerini, bilincin ve doğanın gizemlerini ele alan ve bu temalar üzerinden bize bir mesaj vermeye çalışan bölümü diyebiliriz. Kullandıkları ilginç gitar tonu kombinasyonları bazen sizi bir gemide uzay boşluğunda süzülüyormuş hissi  vermekte. Her bir parçasında sordukları çeşitli sorularla bizleri hem müziğin derinliğine hipnoz olmaya hem de bu temalar hakkında düşünmeye sürüklüyorlar diyebiliriz.

Time dergisinde dahi yer almayı başaran bu başyapıt muhtemelen metal müzik tarihinde bir dönüm noktası olarak anılacak. Metal müziğe merakı olan ya da bu ilginç temaları merak eden arkadaşları bu albümü dinlemeye davet ediyorum.

Sağlıkla,neşeyle ve müzikle kalın.

OPEN THE STARGATE!!!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

W.A.S.P. : Heavy Metal'in Asi Çocukları

Müziğin Ritminde Kimliğimizi Bulmak