Kayıtlar

Müzik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Minik Serçe: Sezen Aksu

Bugün sizlere sesiyle ve duruşuyla kalplere dokunmuş, şarkılarıyla milyonların duygularına tercüman olmuş 400’ den fazla şiir ve bestesi bulunan bir efsaneden ‘’Sezen AKSU’ dan bahsedeceğim. Yediden yetmişe adından söz ettiren, eserleri hala büyük bir ilgiyle anılan AKSU’ nun , zarif fiziği, sahnedeki enerjik duruşu ve naif şarkı sözleri hayranları arasında ona "Minik Serçe" lakabının verilmesine ön ayak olmuş. 13 Temmuz 1954 Denizli doğumlu olan minik serçenin doğum adı Fatma Sezen Yıldırım . Üç yaşından sonra İzmir’e taşınan Aksu, gençlik yıllarında birçok sanat dalına merak salmış. Resim dersi, tiyatro dersi, dans dersleri bu sanat dallarından. Hatta dansöz olma hayali olan Minik Serçe bir röportajında ‘’Allah babama acıdı da şarkıcı oldum.’’ demiştir. Öğrendiğimde şaşırdığım bilgilerden biri de jüri başkanlığını Ajda PEKKAN’ın yaptığı ses yarışmasında altıncı olması ve Nilüfer’in birinci olmasıydı. Bu yarışmadan birkaç yıl sonra ilk kırkbeşliği olan Haydi Şa...

W.A.S.P. : Heavy Metal'in Asi Çocukları

1980'lerin sert ve çılgın heavy metal sahnesinde, sahne şovlarıyla ve isyankar müzikleriyle büyük yankı uyandıran gruplardan biri de W.A.S.P. oldu. Amerikan metal sahnesinin en provokatif isimlerinden biri olarak adını duyuran grup, hem sahne performanslarıyla hem de unutulmaz şarkılarıyla metal tarihine damgasını vurdu. 1982 yılında Los Angeles'ta kurulan W.A.S.P., özellikle grubun beyni ve lideri Blackie Lawless sayesinde ayakta kalmayı başarmış bir heavy metal grubudur. Grubun adı, yıllarca çeşitli açılımlarla anıldı, ancak Lawless bu konudaki spekülasyonlara hiçbir zaman net bir yanıt vermedi. Bazı hayranlar ve eleştirmenler  çeşitli iddialar ortaya atsa da, grup resmi olarak hiçbirini doğrulamadı. W.A.S.P. özellikle shock rock türünün en önemli temsilcilerinden biri olarak, sahneye kanlı sahte etler, testere bıçakları, zincirler ve vahşi makyajlarla çıkıyordu. Alice Cooper ve Kiss gibi isimlerden ilham alan grup, özellikle 1980'lerdeki şovlarıyla büyük ses getirdi. Gen...

Megadeth: Metal Efsanesinin Doğuşu ve Yükselişi

Merhaba arkadaşlar bu hafta Megadeth'ın doğuşu ve metal dünyasındaki yükselişini ele alacağız. Heavy metal dünyasının öncülerinden biri olan Megadeth, şüphe yok ki metal müziğin tarihine damgasını vuran gruplardan biridir. Dave Mustaine tarafından kurulan grup, agresif riff'leri, teknik soloları ve politik sözleriyle öne çıkarak çok geniş bir hayran kitlesi edinmiştir. 1981 yılında Metallica'nın ilk kadrosunda yer alan Dave Mustaine, grubun ilk dönemlerinde gitarist ve söz yazarı olarak katkıda bulundu. Ancak, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı ile agresif davranışları, Metallica ile yollarının ayrılmasına neden oldu. 1983 yılında gruptan çıkarılan Mustaine, bu olaya büyük bir hırsla yanıt verdi ve daha hızlı, daha sert ve daha teknik bir metal grubu kurmaya karar verdi. Megadeth, bu öfke ve tutkunun bir sonucu olarak 1983 yılında Los Angeles'ta kuruldu. Mustaine, ilk olarak bas gitarist David Ellefson ile bir araya geldi ve kadroyu tamamlamak için çeşitli müzisyenlerle ça...

Beyninizdeki Orkestra: Müziğin Zihnimizde Yarattığı Senfoni

Resim
Müziği düşünün. Beethoven'ın 5. Senfonisi'nin coşkulu girişini, Queen'in Bohemian Rhapsody'sinin epik vokallerini veya Daft Punk'ın elektronik ritimlerini... Hissettiniz mi? Tüyleriniz diken diken oldu, kalbiniz hızlandı veya içinizde bir coşku belirdi, değil mi? İşte müzik tam da budur: Duyguların, anıların ve düşüncelerin evrensel dili. Ama müzik sadece kulaklarımızın pasını silen bir eğlence aracı değil. O, beynimizin derinliklerine dokunan, nöronlarımızı dans ettiren ve zihnimizde bir senfoni yaratan güçlü bir araç. Nasıl mı? Gelin, perde arkasına bir göz atalım ve müziğin beynimizde yarattığı bu muhteşem şöleni keşfedelim. Bir şarkı dinlediğinizde, beyninizde inanılmaz bir şov başlıyor. Ses dalgaları kulaklarınıza çarpıyor ve işitsel korteks tarafından elektrik sinyallerine dönüştürülüyor. Bu sinyaller, beynin farklı bölgelerine dağılarak adeta bir orkestra gibi ahenk içinde çalışmaya başlıyor. Limbik sistem, duyguların merkezi, müziğin ritmine ve melodisine gö...

Mutlak Başkalıkta Yıldız Kapıları ve Mesajlar

Resim
Yılın ilk yazısıyla sizlerin karşısında olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu yazımda sizlerle yeni albümleriyle 2024 yılı metal dünyasına damgasını vuran Blood Incantation grubunu ve Absolute Elsewhere albümünü inceleyeceğiz. 2011 yılında Colorado'da  oluşturulmuş bu projede müzisyenlerimiz kozmik temalara, varoluş felsefesine ve mitolojik ögelere sıkça yer vererek bizlere bilincimizin karmaşıklığından, ilginç teorilerden ve kozmosun derinliklerinden bahsediyor. Grup 2013 yılında kendi adlarıyla çıkardıkları demonun ardından 2015'te Interdimensional Extinction EP kayıtlarıyla uzay boşluğunun ağır ve soğuk atmosferini bizlere hissettiriyor.   Hypocrisy, Demilich, Morbid Angel gibi eski usül kozmik temalı death metal gruplarından sancağını alarak (bana göre) türünü daha egzotik bir yelpazede işlemeyi başaran bu grup 2016'da Starspawn albümüyle kariyerine devam ediyor. Albümlerinde dikkat çeken noktalardan birisi de bazı parçaların metal müzikten ziyade bize sunduğu kozmik am...

BTÜ Orkestra'nın Gözünden Bir Yıl

Resim
2024’ün Son Notaları: BTÜ Orkestra’nın Gözünden Bir Yıl Merhaba değerli okurlarımız!2024’ün son blog yazısında, BTÜ Orkestra’nın bir yıl boyunca yaşadığı keyifli anlara, unutulmaz sahne deneyimlerine ve müziğin birleştirici gücüne hep birlikte göz atalım. 2024 yılı ‘’BTÜ Orkestra’’ olarak müzik dolu ve unutulmaz anlarla geçti. Her prova, her performans, çalıştığımız her parça bu yılın eşsiz bir parçasını oluşturdu. Yılın bu son gününde geriye dönüp baktığımda bu hikayeyi bir de orkestramızın bazı üyeleri açısından bir röportaj ile göstermek istedim. Topluluğumuzun başkanı ve orkestramızdan sorumlu Melih ‘’Orkestra nasıl kuruldu?’’  sorusunu şöyle cevaplıyor: Melih: ‘’Üniversiteye başladığımda sosyal faaliyetlerin eksikliğini fark ettim. Müzik Topluluğu başkanı olduktan sonra okulda müzik seven öğrencilerin hem müzikal anlamda eğitici bir ortamda vakit geçirmesi hem de biraz olsun günlük hayatın akademik kaygısından uzaklaşabilmesi için bir ortam oluşturmak istedim ve ekibimizle be...

Bir blues rock efsanesi: Stevie Ray Vaughan

Stevie Ray Vaughan, 3 Ekim 1954’te Dallas, Teksas’ta dünyaya geldi. Müziğe olan tutkusu, ağabeyi Jimmie Vaughan’ın da etkisiyle küçük yaşlarda başladı. Henüz 7 yaşındayken gitar çalmaya başlayan Stevie, 12 yaşına geldiğinde garaj gruplarında performans sergiliyordu. 17 yaşında liseyi bırakarak Austin’e taşındı ve burada yerel kulüplerde çalarak kendine bir takipçi kitlesi oluşturdu. 1978’de basçı Tommy Shannon ve davulcu Chris Layton ile birlikte Double Trouble grubunu kurdu. Grup, Austin müzik sahnesinde hızla popülerlik kazandı ve Teksas’ın en sevilen gruplarından biri haline geldi. 1982’de Montreux Caz Festivali’nde sahne aldıklarında, David Bowie’nin dikkatini çektiler. Bowie, Vaughan’ı “Let’s Dance” albümünde çalması için davet etti ve bu iş birliği, Stevie’nin daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağladı. 1983’te Epic Records ile anlaşma imzalayan Stevie Ray Vaughan ve Double Trouble, aynı yıl ilk albümleri “Texas Flood”u yayımladı. Albüm, eleştirmenlerce beğenildi ve Vaughan, 1980’...

Müziğin Ritminde Kimliğimizi Bulmak

Resim
Müzik, evrensel bir dildir derler. Peki bu dil, kimliğimizi nasıl şekillendiriyor ve ifade etmemize nasıl yardımcı oluyor? Küçüklüğümüzden beri müzikle iç içeyiz. Beşik şarkılarıyla başlayan yolculuğumuz, gençlik yıllarımızda dinlediğimiz popüler şarkılarla, belki de bir enstrüman çalmayı öğrenmekle devam eder. Bu süreçte müzik, sadece kulaklarımızın pasını silmekle kalmaz, aynı zamanda kim olduğumuzu anlamamıza, kendimizi ifade etmemize ve ait olduğumuz grupları bulmamıza da yardımcı olur. "Bana müzik zevkini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim" der gibi, dinlediğimiz müzik türleri, sevdiğimiz sanatçılar, hatta favori şarkılarımız bile kişiliğimiz hakkında ipuçları verir. Bir metal müzik tutkunu ile klasik müzik hayranının dünyaya bakış açılarının farklı olması muhtemeldir. Müzik tercihlerimiz, değerlerimizi, inançlarımızı ve hayata bakış açımızı yansıtabilir. Örneğin, isyankar ruhlu bir genç, punk rock'ın enerjik ve asi tınılarında kendini bulabilirken, daha romantik bi...

MIXING NEDİR?

Müzik prodüksiyonunun ayrılmaz bir parçası olan mixing, bir parçanın son haline ulaşması için kritik bir aşamadır. Parçanın sözleri yazılmış, bestesi yapılmış ve aranje süreci tamamlanmış olabilir; ancak mixing bu yaratıcı çalışmaların teknik bir düzeye taşınmasını ve müzik eserinin hem estetik hem de teknik anlamda dış dünyaya hazır hale gelmesini sağlar. Mixing, seslerin birbiriyle uyumlu bir şekilde harmanlanarak dinleyicinin kulağına daha etkileyici bir deneyim sunmasını amaçlar. Bu işlem, ses öğelerinin dengesini ayarlamaktan, efektler eklemeye ve seslerin stereo panoramada yerleştirilmesine kadar geniş bir kapsama sahiptir. Mixing İşleminde Ne Yapılır? Mixing, bir kayıt içindeki tüm ses öğelerinin, dinamik ve frekans dengesinin sağlanmasıyla uyumlu hale getirilmesini içerir. Bu işlem sürecinde şu adımlar öne çıkar:  1. Ses Temizliği: Kayıttaki gereksiz gürültüler ve istenmeyen sesler temizlenir.  2. EQ (Equalization): Her bir kanalın frekans dengesini ayarlayar...

DİLİMİZDE VE BİLİNÇALTIMIZDA MÜZİK

Resim
Yolda yürürken bir mağazada ya da kafede bir şarkı çalar ve bir de içselleştirilmiş bir şarkıysa  beynimiz tüm gün yapacağı o şeyi seçer. Şarkı dile dolanır ve zihnimizde bu şarkıyla gezeriz. Örneğin  birçoğumuz Ayla Dikmen’in ‘’Anlamazdın’’ şarkısını duyunca hemen ‘’Issız Adam’’ filmini hatırlarız ve  bi süre şarkıyı söyleriz:) Bu durum hemen hemen herkesin başına mutlaka gelmiştir. Öyle ki şarkıyı bir  kez açıp dinleyince bu sorunun çözüleceğini varsayarız. Peki neden ve nasıl oluyor bu?  Konuya bilimsel ve psikolojik bir etkiyle yaklaşmak gerekirse başlıca etki tabi ki beyin ve çalışma  prensibidir. Müzik beynimizin farklı bölgelerinin birlikte çalışmasını sağlar. Temporal Lob müziği  algılayıp hafızada tutar; Prefrontal Korteks müziğin duygusal bağlarını oluştururken Motor Korteks  müziğin ritimlerine tepki veren bölgedir. Böylece beynimizde müzik farklı yerlerde farklı şekillerde  tutulmuş olur. Bu karmaşık etkileşim müziğin beynimizde s...

Türkiye'nin Eurovision Hikâyesi: Sahnedeki Zaferler ve Unutulmaz Anılar

Resim
Türkiye’nin Eurovision Macerası: Zaferler ve İz Bırakan Şarkılar   Eurovision, yıllardır müzikle birlikte kültürlerin buluşma noktası oldu. Türkiye’nin bu renkli sahnedeki yolculuğu, inişleri ve çıkışlarıyla tam bir duygu seliydi. Sertab Erener’in zaferi, Manga’nın büyüleyici performansı ve MFÖ’nün samimi enerjisiyle dolu bu hikâye, müzik tarihimizde özel bir yere sahip.    MFÖ ve Eğlenceli Bir Başlangıç   1985’te MFÖ, “Diday Diday Day” ile Türkiye’yi Eurovision sahnesine taşıdı. Eğlenceli enerjileri ve sıcak sahne duruşlarıyla büyük sempati topladılar. Her ne kadar üst sıralarda yer almasalar da, MFÖ’nün Eurovision’a kattığı ruh, Türkiye’nin yarışma tarihindeki en samimi anılardan biri oldu.    Sertab Erener ve “Everyway That I Can”   2003 yılına geldiğimizde, Türkiye sahneye iddialı bir şekilde döndü. Sertab Erener, *“Everyway That I Can”* ile yalnızca güçlü sesiyle değil, aynı zamanda sahne şovu ve danslarıyla da göz doldurd...

Modern Metalin Yükselen Devi: Gojira’nın Müzikal Evrimi

Merhabalar Arkadaşlar. Bu haftaki yazımızda yeni nesil heavy metal piyasasının en güzide gruplarından Gojira'yı konuşacağız. Ufak yaşlardan itibaren müzik alanında yetiştirilmiş ve çeşitli projeler yapmış olan Mario ve Joe Duplantier kardeşler metal müzik piyasasına ilk olarak Godzilla adı ile 1996 yılında adım atıyorlar. Bu esnada yaşları 16 ve 20 olan Duplantier kardeşler Oldschool stil death metal ögeleri ,yoğun gitar tonları ve agresif temalardaki sözlerle yolculuğuna başlayarak 1996 yılında Victim , 1997 yılında Possesed ve iki sene ardından da Saturate ve Wisdom Comes demolarıyla death metal maceralarına devam ediyor. Bu türdeki içerikler yazılmaya devam edilirken bir yandan da isim hakları nedeniyle Godzilla filmi ile telif hakları sorunları yaşadıkları için isimlerini yine aynı manaya gelen Japonca Gojira olarak değiştiriyor. Sahne performanslarında ve kayıtlarında özellikle dikkat çeken noktalar ise Mario Duplantier'in çok ekstrem olmayan fakat karmaşık ve özgün doğaya...

3. Geleneksel O Ses BTÜ Karaoke Yarışması Başarı ile Tamamlandı!

Resim
BTÜ’de Müzik ve Eğlence Rüzgarı: O Ses BTÜ Karaoke Yarışması 3. Yılında Seyirci Oylarıyla Sonuçlandı! Bursa Teknik Üniversitesi Müzik Topluluğu tarafından düzenlenen ve artık bir kampüs geleneği haline gelen O Ses BTÜ Karaoke Yarışması , bu yıl üçüncü kez gerçekleştirildi. Yarışmada kazananlar yalnızca seyirci oylarıyla belirlendi ve etkinlik, kampüsün her köşesinden yoğun ilgi gördü. Coşkulu Performanslar ve Rekabet Dolu Bir Gece Katılımcılar sahneye çıkarak poptan rock’a, slow’dan rap’e kadar farklı türlerde şarkılar seslendirdi. İzleyiciler, her performansa coşkuyla eşlik ederken oylama sürecinde büyük heyecan yaşandı. Tüm yarışmacılar kendilerini sahnede özgürce ifade ederken, etkinlik kampüs ruhunu canlandıran bir şölene dönüştü. Dereceye Girenler ve Ödülleri Seyircilerin oylarıyla belirlenen kazananlar ve ödülleri şu şekilde: Birinci: Ekin Kalyoncu – 1000 TL Değerinde Hediye Çeki İkinci: Zeynep Ayyıldız – 500 TL Değerinde Hediye Çeki Üçüncü: Nurettin Kahya – Kahve + Tatlı H...

Cem Karaca: Anadolu Rock’ın Asi Sesi

Cem Karaca, Türkiye’nin müzik sahnesine yön veren en güçlü seslerden biriydi. 1945 yılında İstanbul’da, sanatçı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Cem, müzikle olan yolculuğuna genç yaşlarda başladı. Ancak onun kariyerine başlaması kolay olmadı; ailesi, özellikle de babası, Cem’in müzisyen olmasını istemiyordu. Cem’in babası, oğlunun müzikten vazgeçmesi için ilginç bir yol denedi: Bir gün, Cem’in sahneye çıkacağı bir gece kulübüne kahveden adam toplayıp, onu yuhalatmaya çalıştı. Fakat Cem Karaca bu baskıya rağmen müziğe olan tutkusundan vazgeçmedi.   Rock müzikle tanıştıktan sonra, Batı’nın ritimlerini kendi kültürüyle harmanlama hayaliyle yanıp tutuşuyordu. Bu hayali, 60’ların sonunda “Apaşlar” grubu ile gerçeğe dönüştü. Apaşlar’la çıktığı yolda, Batı’nın rock ezgilerini Anadolu’nun melodileriyle birleştirmeye başladı. Ardından “Kardaşlar” ve “Moğollar” gibi gruplarla çalışarak Anadolu rock tarzının öncülerinden oldu. Özellikle “Resimdeki Gözyaşları,” “Tamirci Çırağı,” ve...

Matematik ve Müzik: Matematiği Notalarla Akord Etme Sanatı

Resim
"Sayılar şarkı söyler, notalar hesap yapar..."     Hiç düşündünüz mü, matematiğin soğuk ve mantıksal dünyası ile müziğin duygu dolu ve yaratıcı evreni nasıl bir araya gelebilir? Bu iki farklı disiplin, yüzyıllardır kelebek kanadı misali ufak ufak birbirlerini beslemiş ve evrenimizde pır pır uçan bir gerçekliğe dönüşmüştür. Gelin, bu derin bağlantıya yakından bakalım.     Rivayete göre Pisagor, (MÖ 570 – MÖ 495) bir gün demircinin önünden geçerken demircinin çekiçlerle çıkardığı sesler arasındaki tizlik farklılıklarını duyup, oluşan armoni ve uyumsuzluğu hesaplayarak müzik aralıkları ile ilgi varsayımlarda bulunduğu söylenilir. Bu keşif, müzik teorisi ve alet yapımında çığır açan bir buluş olmuştur.     Müzikteki ritim, matematiksel bir düzenin ürünüdür. Bir müzik parçasındaki vuruşlar, belirli bir sayısal örüntüye göre düzenlenir. Mesela, 4/4lük bir ölçüde her bir ölçüde dört tane çeyrek notası bulunur. Bu sayısal düzen, müziğe hem bir yapı...

10 Kasım: Atatürk'ü Anarken Onun Değerlerini ve Sanata Verdiği Önemi Hatırlamak

Her yıl 10 Kasım'da, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü, onun emanetlerine sahip çıkmanın sorumluluğu ve derin bir özlemle anıyoruz. Bu önemli gün, sadece onun fiziksel kaybını anmak değil; ilke ve değerlerinin hayatımızda nasıl yaşatılacağına dair bir iç muhasebe günü. Atatürk'ün sadece askerî ve siyasi dehasıyla değil, sanata, kültüre ve modernleşmeye verdiği önemle de dünyada örnek bir lider olduğunu biliyoruz. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni inşa ederken yalnızca ekonomik ve bilimsel alanlarda değil, sanat ve kültür alanında da çağdaş bir toplum hedeflemiştir. Sanatın, bir milletin gelişiminde önemli bir rolü olduğuna inanıyordu. Bu düşüncesini "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" sözleriyle ifade etmiş ve topluma sanatın önemini vurgulamıştır. Onun bu öngörüsü, bizlere sanatı sadece estetik bir faaliyet olarak değil, bir toplumun ruhunu zenginleştiren, kültürünü ileri taşıyan bir araç olarak görmemiz gerektiğin...

Ses ve Müzik Teknolojileri’nin Geçmişi ve Günümüzde Geldiği Nokta

Ses ve Müzik Teknolojileri’nin Geçmişi ve Günümüzde Geldiği Nokta Bu yazıyı okuyorsanız, müzikle öyle veya böyle bir şekilde ilgili olduğunuzu varsayıyorum. Müzik dinlemeyi bir çoğumuz seviyoruz. Kimimiz sevdiği parçaları ilgili oldukları enstrümanlarla yorumluyor. Hatta bazılarımız kendi özgün bestelerini yapıyorlar. Bulunduğumuz bu çağda müzik kendisini ; bir enstrüman alıp onu çalmayı öğrenmekten çok daha ileriye taşımış durumda. Çok daha mobil hale gelen stüdyolar, yaygınlaşan kayıt imkanları, internet sayesinde bilginin elimizin altında olması gibi etkenler; bilgisayarımızın dışına dahi çıkmadan ‘In The Box’ olarak tabir edilen şekilde müzik yapmayı mümkün hale getirdi. Her bir ses işlemcisinin analog şekilde olduğu, bir şarkı yapmak istediğiniz takdirde pahalı ekipmanlara ve stüdyolara bağlı olduğunuz dönemler artık çok geride kalmış durumda. Çok ünlü ve pahalı ses işlem birimlerinin dahi emülasyonunun rahatça tasarlandığı bir müzik endüstrisi içinde yaşıyoruz. Bu da mü...

Kaptan Kadavra: Karamsarlığı Sanata Dönüştüren Enerjik Bir Yolculuk

Merhabalar arkadaşlar.Bu haftaki yazımızda sizlere Ankara'nın underground müzik gruplarının parlayan yıldızlarından Kaptan Kadavra'dan bahsetmek istiyorum. Sludge türünün karamsarlığını, Türkçemizin kendine özgü aksanlarını ve tüylerimizi diken diken eden death metal soundlarını ilginç bir şekilde harmanlayan bu grup 2021 yılı başında Et ve Kemik adlı albümleriyle kulaklarımızda yer edinmeye başladı. Aynı sene içerisinde çıkardıkları RDM isimli tekli parçalarının ardından 2023 yılında yayınladıkları Mental Yara isimli albümleriyle dinleyicilerinin müzik açlığına ilaç olmaya devam ettiler.Bu sene de yine aynı şekilde Steril ve Kimliksiz isimli albümleriyle Türk Metal Müzik piyasasına damga vurmaya devam ediyorlar. Albüm lansmanı çerçevesinde bu sene ilk kez Bursa ilimizde de konser veren grup aktif müzik hayatlarına son sürat devam etmekte. Özellikle duygusal ve varoluşsal temalara ağırlık veren grup insanın kendisiyle ve çevresiyle verdiği mücadelelere, bunalımlara hatta belki...