Minik Serçe: Sezen Aksu

Bugün sizlere sesiyle ve duruşuyla kalplere dokunmuş, şarkılarıyla milyonların duygularına tercüman olmuş 400’ den fazla şiir ve bestesi bulunan bir efsaneden ‘’Sezen AKSU’ dan bahsedeceğim. Yediden yetmişe adından söz ettiren, eserleri hala büyük bir ilgiyle anılan AKSU’ nun , zarif fiziği, sahnedeki enerjik duruşu ve naif şarkı sözleri hayranları arasında ona "Minik Serçe" lakabının verilmesine ön ayak olmuş.

13 Temmuz 1954 Denizli doğumlu olan minik serçenin doğum adı Fatma Sezen Yıldırım. Üç yaşından sonra İzmir’e taşınan Aksu, gençlik yıllarında birçok sanat dalına merak salmış. Resim dersi, tiyatro dersi, dans dersleri bu sanat dallarından. Hatta dansöz olma hayali olan Minik Serçe bir röportajında ‘’Allah babama acıdı da şarkıcı oldum.’’ demiştir. Öğrendiğimde şaşırdığım bilgilerden biri de jüri başkanlığını Ajda PEKKAN’ın yaptığı ses yarışmasında altıncı olması ve Nilüfer’in birinci olmasıydı. Bu yarışmadan birkaç yıl sonra ilk kırkbeşliği olan Haydi Şansım isimli şarkısını yayınlamış ve hatta başarısız olmuş. Birçok başarı hikayesinde olduğu gibi Aksu’nun da başarısında, başarısızlıkların başka bir deyişle ulaşılamayan hedeflerin büyük bir payı varmış. Üç kez Eurovision’a katılıp istediği sonucu alamamış ama o pes etmek yerine Türkiye’yi birinciliğe taşıyacak sesler yetiştirmeye karar vermiş. Sertap Erener, Aksu’nun izlediği yoldan ilerleyerek yıllar sonra Eurovision’da birinci olmuştu. 

Sezen Aksu’nun kalbimize dokunmayı başardığı ilk büyük hit, 1984 yılında yayımladığı "Sen Ağlama" olmuş. O yıllarda herkesin diline dolanan bu şarkı, Sezen Aksu’nun duygusal derinliğini geniş kitlelere ulaştırmış. Ancak onu satış rekorlarıyla zirveye taşıyan asıl dönüm noktası, 1991’de çıkan "Gülümse" albümü olmuş. "Hadi Bakalım", "Her Şeyi Yak" ve "Gülümse" gibi şarkılarla bu albüm, sadece müzik listelerinde değil, insanların hafızasında da yer edinmiş olmalı ki, günümüzde bile dilimize dolanan hala söylenen eserlerden. Sezen Aksu, o dönem bir kez daha kanıtlamış ki bazı sesler sadece kulağa değil, kalbe de dokunur.

Şaşkınlığımı ve hayranlığımın daha da pekiştiği bir anektod daha var. Sezen Aksu, sahnede yalnızca sesiyle değil, oyunculuğuyla da dikkat çekmiş. Bir dönem Adile Naşit, Şener Şen ve Ayşen Gruda gibi isimlerle aynı sahneyi paylaşarak izleyicilere unutulmaz anlar yaşatmış.

Sertab Erener , Harun Kolçak Tilbe , Aşkın Nur Yengi , Levent Yüksel , Işın Karaca , Hande Yener , Yıldız gibi ülkemizde ses getirmiş, büyük kitlelere ulaşmış bazı sanatçıların da onun öğrencisi olduğunu hatırlatmakta fayda var. 

Sezen AKSU ile bilgiler yazmakla bitmez. Okudukça okudum ve öğrendikçe şaşırdım. Yazımı ne kadar kısa tutmaya çalışsam da yıllarını sanata hatta sanatın birçok dalına adamış, günümüzde hala müzik listelerinin zirvesinde olan, sanatın birleştiriciliğini kullandığı konserleriyle, duruşuyla, zarafetiyle, samimiyetiyle gönlümüze taht kurmuş muhteşem bir sanatçı için ne yazsam az, onu tanımlamaya yetmez. 

Keyifli okumalar, 

GÜLSÜM GÜLER

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

W.A.S.P. : Heavy Metal'in Asi Çocukları

Mutlak Başkalıkta Yıldız Kapıları ve Mesajlar

Müziğin Ritminde Kimliğimizi Bulmak