Kayıtlar

3. Geleneksel O Ses BTÜ Karaoke Yarışması Başarı ile Tamamlandı!

Resim
BTÜ’de Müzik ve Eğlence Rüzgarı: O Ses BTÜ Karaoke Yarışması 3. Yılında Seyirci Oylarıyla Sonuçlandı! Bursa Teknik Üniversitesi Müzik Topluluğu tarafından düzenlenen ve artık bir kampüs geleneği haline gelen O Ses BTÜ Karaoke Yarışması , bu yıl üçüncü kez gerçekleştirildi. Yarışmada kazananlar yalnızca seyirci oylarıyla belirlendi ve etkinlik, kampüsün her köşesinden yoğun ilgi gördü. Coşkulu Performanslar ve Rekabet Dolu Bir Gece Katılımcılar sahneye çıkarak poptan rock’a, slow’dan rap’e kadar farklı türlerde şarkılar seslendirdi. İzleyiciler, her performansa coşkuyla eşlik ederken oylama sürecinde büyük heyecan yaşandı. Tüm yarışmacılar kendilerini sahnede özgürce ifade ederken, etkinlik kampüs ruhunu canlandıran bir şölene dönüştü. Dereceye Girenler ve Ödülleri Seyircilerin oylarıyla belirlenen kazananlar ve ödülleri şu şekilde: Birinci: Ekin Kalyoncu – 1000 TL Değerinde Hediye Çeki İkinci: Zeynep Ayyıldız – 500 TL Değerinde Hediye Çeki Üçüncü: Nurettin Kahya – Kahve + Tatlı H...

Cem Karaca: Anadolu Rock’ın Asi Sesi

Cem Karaca, Türkiye’nin müzik sahnesine yön veren en güçlü seslerden biriydi. 1945 yılında İstanbul’da, sanatçı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Cem, müzikle olan yolculuğuna genç yaşlarda başladı. Ancak onun kariyerine başlaması kolay olmadı; ailesi, özellikle de babası, Cem’in müzisyen olmasını istemiyordu. Cem’in babası, oğlunun müzikten vazgeçmesi için ilginç bir yol denedi: Bir gün, Cem’in sahneye çıkacağı bir gece kulübüne kahveden adam toplayıp, onu yuhalatmaya çalıştı. Fakat Cem Karaca bu baskıya rağmen müziğe olan tutkusundan vazgeçmedi.   Rock müzikle tanıştıktan sonra, Batı’nın ritimlerini kendi kültürüyle harmanlama hayaliyle yanıp tutuşuyordu. Bu hayali, 60’ların sonunda “Apaşlar” grubu ile gerçeğe dönüştü. Apaşlar’la çıktığı yolda, Batı’nın rock ezgilerini Anadolu’nun melodileriyle birleştirmeye başladı. Ardından “Kardaşlar” ve “Moğollar” gibi gruplarla çalışarak Anadolu rock tarzının öncülerinden oldu. Özellikle “Resimdeki Gözyaşları,” “Tamirci Çırağı,” ve...

Matematik ve Müzik: Matematiği Notalarla Akord Etme Sanatı

Resim
"Sayılar şarkı söyler, notalar hesap yapar..."     Hiç düşündünüz mü, matematiğin soğuk ve mantıksal dünyası ile müziğin duygu dolu ve yaratıcı evreni nasıl bir araya gelebilir? Bu iki farklı disiplin, yüzyıllardır kelebek kanadı misali ufak ufak birbirlerini beslemiş ve evrenimizde pır pır uçan bir gerçekliğe dönüşmüştür. Gelin, bu derin bağlantıya yakından bakalım.     Rivayete göre Pisagor, (MÖ 570 – MÖ 495) bir gün demircinin önünden geçerken demircinin çekiçlerle çıkardığı sesler arasındaki tizlik farklılıklarını duyup, oluşan armoni ve uyumsuzluğu hesaplayarak müzik aralıkları ile ilgi varsayımlarda bulunduğu söylenilir. Bu keşif, müzik teorisi ve alet yapımında çığır açan bir buluş olmuştur.     Müzikteki ritim, matematiksel bir düzenin ürünüdür. Bir müzik parçasındaki vuruşlar, belirli bir sayısal örüntüye göre düzenlenir. Mesela, 4/4lük bir ölçüde her bir ölçüde dört tane çeyrek notası bulunur. Bu sayısal düzen, müziğe hem bir yapı...

10 Kasım: Atatürk'ü Anarken Onun Değerlerini ve Sanata Verdiği Önemi Hatırlamak

Her yıl 10 Kasım'da, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü, onun emanetlerine sahip çıkmanın sorumluluğu ve derin bir özlemle anıyoruz. Bu önemli gün, sadece onun fiziksel kaybını anmak değil; ilke ve değerlerinin hayatımızda nasıl yaşatılacağına dair bir iç muhasebe günü. Atatürk'ün sadece askerî ve siyasi dehasıyla değil, sanata, kültüre ve modernleşmeye verdiği önemle de dünyada örnek bir lider olduğunu biliyoruz. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni inşa ederken yalnızca ekonomik ve bilimsel alanlarda değil, sanat ve kültür alanında da çağdaş bir toplum hedeflemiştir. Sanatın, bir milletin gelişiminde önemli bir rolü olduğuna inanıyordu. Bu düşüncesini "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" sözleriyle ifade etmiş ve topluma sanatın önemini vurgulamıştır. Onun bu öngörüsü, bizlere sanatı sadece estetik bir faaliyet olarak değil, bir toplumun ruhunu zenginleştiren, kültürünü ileri taşıyan bir araç olarak görmemiz gerektiğin...

Ses ve Müzik Teknolojileri’nin Geçmişi ve Günümüzde Geldiği Nokta

Ses ve Müzik Teknolojileri’nin Geçmişi ve Günümüzde Geldiği Nokta Bu yazıyı okuyorsanız, müzikle öyle veya böyle bir şekilde ilgili olduğunuzu varsayıyorum. Müzik dinlemeyi bir çoğumuz seviyoruz. Kimimiz sevdiği parçaları ilgili oldukları enstrümanlarla yorumluyor. Hatta bazılarımız kendi özgün bestelerini yapıyorlar. Bulunduğumuz bu çağda müzik kendisini ; bir enstrüman alıp onu çalmayı öğrenmekten çok daha ileriye taşımış durumda. Çok daha mobil hale gelen stüdyolar, yaygınlaşan kayıt imkanları, internet sayesinde bilginin elimizin altında olması gibi etkenler; bilgisayarımızın dışına dahi çıkmadan ‘In The Box’ olarak tabir edilen şekilde müzik yapmayı mümkün hale getirdi. Her bir ses işlemcisinin analog şekilde olduğu, bir şarkı yapmak istediğiniz takdirde pahalı ekipmanlara ve stüdyolara bağlı olduğunuz dönemler artık çok geride kalmış durumda. Çok ünlü ve pahalı ses işlem birimlerinin dahi emülasyonunun rahatça tasarlandığı bir müzik endüstrisi içinde yaşıyoruz. Bu da mü...

Metallica'nın Doğuşu ve Efsaneleşme Yolculuğu

Merhaba arkadaşlar, bu hafta dünyaca ünlü metal guruplarından Metallica’nın nasıl kurulduğunu ve büyük bir metal grubu olduğunu konuşacağız. 10’dan fazla albüm çıkaran ve sayısız ödül kazanan Metallica, 1981 yıldında baterist Lars Ulrich’in grup kurmak için verdiği ilana Gitarist James Hethfield’ın cevap vermesi ile Los Angeles’ta kuruldu. İlerleyen süreçte grup bir ilan daha verir ve Dave Mustaine Metallica’ya katılır. Gruba bas gitarist Ron McGowney’in de katılmasıyla ilk sahnelerini 14 Mart 1982’de alırlar. Ancak Ron’un, Lars ve Dave arasındaki anlaşmazlık gibi birçok neden Ron’un gruptan ayrılmasına neden olmuştur. Bunun akabinde bas gitarist arayışına çıkan Metallica bir gece Trauma adlı grubu dinlerken bas gitarist Cliff Burton’a hayran kalırlar ve efsanevi basçı gruba dahil olur. İşler rayına oturdu denebilecekken Dave Mustaine’in alkol ve şiddet sorunu, James ve Lars’ı ciddi derecede rahatsız ediyordu ve Dave Mustaine’in gruptan atılmasına karar verdiler (Dave Mustaine’in Met...

29 Ekim: Cumhuriyet ve Müziğin Birleştiği Gün

29 Ekim: Cumhuriyet ve Müziğin Birleştiği Gün Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin zaferle taçlandığı bir dönüm noktasıdır. Her yıl coşkuyla kutlanan 29 Ekim, sadece siyasal bir dönüşümün değil, aynı zamanda kültürel ve sanatsal bir uyanışın da simgesidir. Cumhuriyet ile birlikte sanatın her dalında olduğu gibi müzikte de yenilikçi adımlar atılmış, ulusal ve evrensel değerler bir araya getirilerek özgün bir müzik kültürü oluşturulmaya başlanmıştır. Cumhuriyetin İlk Yıllarında Müzik Politikaları Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Atatürk, müziğin toplumun eğitiminde ve kültürel dönüşümünde önemli bir rol oynayacağına inanmış, Batı müziği ve geleneksel Türk müziğini harmanlayan yeni bir sanat anlayışını teşvik etmiştir. 1924 yılında Musiki Muallim Mektebi’nin açılması, sanat kurumlarının yaygınlaşması, halk ezgilerinin derlenmesi ve orkestraların kurulması bu anlayışın yansımalarıdır. "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demekt...

HARMONİ VE ANLIK RİTMİN BENZERSİZ UYUMU:CAZ MÜZİĞİ

Merhaba arkadaşlar.Bu hafta müzik türlerinden harmoni ve ritmin ahenkle buluşmasını temel alan caz müziği hakkında konuşacağız. Öncelikle müziklerin çeşitli faktörlere bağlı olarak birbirlerinden farklı tınıya sahip olduğunu ve bunun da müzik türü olarak adlandırıldığını hatırlayalım. Klasik müzik,pop müzik,rock müzik,rap müzik,caz,elektronik müzik,blues,country müzik,reggae,enstrümantal müzik,metal,hip hop,R&B,punk de müzik türlerindendir. Diğer müzik türlerinin yanında özgünlüğü ve özgür ruhuyla ışıldayan caz müziği,solistlerin ve müzisyenlerin bir araya gelerek karşılıklı etkileşimde bulunabildiği spontane ve canlı bir ortamda icra edilir.Caz müzisyenleri, belirli bir şablona bağlı kalmadan, anlık kararlarla melodiler ve harmoniler üzerinde serbestçe dolaşabilirler. 20. yüzyılın başlarında Amerika Birleşik Devletleri'nde doğmuş olan ve hızla dünya çapında popülerlik kazanan cazz müziğin kökenleri, Afrika kökenli Amerikalılar arasında gelişen ve geleneksel Afrika müziği, blue...

Kaptan Kadavra: Karamsarlığı Sanata Dönüştüren Enerjik Bir Yolculuk

Merhabalar arkadaşlar.Bu haftaki yazımızda sizlere Ankara'nın underground müzik gruplarının parlayan yıldızlarından Kaptan Kadavra'dan bahsetmek istiyorum. Sludge türünün karamsarlığını, Türkçemizin kendine özgü aksanlarını ve tüylerimizi diken diken eden death metal soundlarını ilginç bir şekilde harmanlayan bu grup 2021 yılı başında Et ve Kemik adlı albümleriyle kulaklarımızda yer edinmeye başladı. Aynı sene içerisinde çıkardıkları RDM isimli tekli parçalarının ardından 2023 yılında yayınladıkları Mental Yara isimli albümleriyle dinleyicilerinin müzik açlığına ilaç olmaya devam ettiler.Bu sene de yine aynı şekilde Steril ve Kimliksiz isimli albümleriyle Türk Metal Müzik piyasasına damga vurmaya devam ediyorlar. Albüm lansmanı çerçevesinde bu sene ilk kez Bursa ilimizde de konser veren grup aktif müzik hayatlarına son sürat devam etmekte. Özellikle duygusal ve varoluşsal temalara ağırlık veren grup insanın kendisiyle ve çevresiyle verdiği mücadelelere, bunalımlara hatta belki...

"Metal Müziğin Mimarı: Tony Iommi ve Black Sabbath Efsanesi"

Gelecek hakkındaki şüphelerimizin hat safhada olduğu bu yaşta bulunmanın getirdiği kaygılarımızı dünyanın tanıdığı ışıldayan rockçıların sıra dışı hayat hikayeleriyle hafifletmek istediğim ve serileştirmeyi düşündüğüm bu yazımın ilk konuğu Tony Iommi;  En başında kim bu değişik soyadlı insan derseniz kendileri rock ve metale diğer gruplar için önder olmuş ve ön safhalarda meşale taşımış olan Black Sabbath’ın gitaristi olur. 1 7 yaşında barlarda gitar çalıp şarkı söyleyerek büyük bir sanatçı olma umuduyla yanıp tutuşan bir genç iken aynı zamanda harçlığını çıkarmak için sac fabrikasında çalışıyordu. Maalesef bu hayali için başlarda ailesinden destek göremeyen Iommi barlarda popüler olmaya başlayana kadar sac fabrikasında çalışmaya devam etti. Ailesine müzik kariyerindeki kararlılığını ve kendine çizdiği yoldan ayrılmayacağını ispatlayınca işinden ayrılıp sadece müzik kariyerine odaklanmak için ailesinden onay almıştır. Ancak ailesi ondan iş yerine gidip düzgün bir şekilde istifasını...